İlk Yayın:
13/Şubat/2001
Son Güncelleme:
2/2/2016 - 4:57:10 PM
Ana Sayfa
Anasayfa > Yazıtlar > Karanlık



































Kel Misiniz?


Bu yazıt Yol isimli serinin 2. yazıtıdır.
Bu serideki yazıtlar şunlardır: 1) Yakıt, 2) Karanlık


Karanlık
Karanlık. Hala karanlık. Saat: 04:32. Hız: 110Km/saat. Müzik. Jay Jay Johanson. Son sigaram. Hiç yoktan artık yakıtım var. 5 dakika önce peşimdeki trafik polisi takibi bıraktı. Diğerlerini bekledim. Henüz önümü kesen yok. Belki birazdan. Yine de çıkardım silahımı torpidodan. Ne ceza ödeyecek ne rüşvet verecek param var. Yine de plakamı almamış olmalarını umuyorum. O kadar cephanem yok çünkü…

İleride bir benzin istasyonu var…

İstasyonun biraz ötesindeki ağaçlara işedim. Üç beş kuruş para için tuvaletçiyi vuramazdım ya…

Yeni mola veren otobüsün yolcusuymuş gibi içtim çayımı. Para vermem gerekmedi. Çok mu acıkmış gözüküyordum bilinmez, yan masadaki teyze bana börek ikram etti. Diğer yandaki masada oturanlar sigara içiyor. Dumanı geliyor. Uzanarak masalarından şeker kabını aldım yeni açılmış paketi de aşırarak. Aniden kalkıp arabama yöneldim. Pırıl pırıl, yıkanmış. Bahşiş istenmesine fırsat vermeden gazladım yarım paket çalıntı sigaramla böreğin tadı ağzımda.

Daha 2 saatlik yolum var. Henüz çeviren de olmadı. Demek alamamışlar plakamı. Çok yakında herşey bitecek zaten. Huzura kavuşacağım. Sanırım. En azından deniyorum. Şimdiden rahatladım bile. Sonra ne yaparım bilemiyorum şu an en yaptığımdan pek emin olmadığım gibi. Gözüm kara. Kimse beni durduramayacak.

Haritada ne kadar ara, tali, yan, ek.. yol varsa kullandım. Acele ediyorum aslında ama tadını çıkarmaya çalışıyorum kararımı uygulama yolunda oluşumun. Keşke adamın kafasını yanıma alsaydım, sohbet ederdik. Şimdi kendi kendimle konuşmak zorundayım. Çok eğlenceli olduğunu söyleyemeceğim bunun. Önümde yavaş yavaş seyreden ve bu iki şeritli dönemeçli rapmada bana yol vermek için biraz olsun sağa kaymayan kamyon da sinir bozucu. Onu sollamaya çalışarak kendimi riske atamam. Çok önemli bir işim var. Ama zaman kaybediyorum. Soğuk çelik sol elimde.

Birinci kurşun kamyonun kasasına saplandı. Hareketinde bir değişiklik görmüyorum. Sol aynasından yansıyan yüz ifadesiz.

İkinci kurşun aynasını parçaladı. Yüzünün muhtemelen aldığı şaşkın ve korkmuş ifadenin yansıyabileceği birşey kalmadı.

Yolda yalpalıyor. Önüne geçmemi istemiyor sanırım. Ne düşünüyor acaba. Ne yapacağımı sanıyor? Tek amacım onu geçmek. Rampa bitti. Düz, hafif bir eğimle alçalan bir yol. Karşıdan gelen yok. Gazlayıp geçiyorum. Dikiz aynamdan bakıyorum. Elindeki levyeyi sallıyor bana. Eğlence vakti. Biraz uzaklaşıp freni köklüyorum. Arabamdan iniyorum. Elimde soğuk çelik. Yaklaşıyor orospu çocuğu selektör yakarak. Nefret ederim selektör yakanlardan.

3. kurşun ön camını patlatıyor kamyonun.

4. kurşun ıskalıyor.

5. vuruyor 4.'nün hedefi olan sağ ön lastiği.

6. sol ön lastiği.

Yanımdan geçen karşı yön araçları şaşkın, ürkek. Yalpalıyor kamyon. Kontrolü kaybetti. Devrildi. Camdan yola fırladı pezevenk. Aptallaştı. Sallanmış levye ayaklarımın dibine kadar sürüklendi. Aldım onu yerden. Latince isimlerini hatırlamaya çalışarak kemiklerini kırdım kamyon şöförünün. Çok önemli bir işim var ve elimde olmayan nedenlere gıcık oluyorum. Cebinden sigarasını arakladım. Kan bulaşmış ama içeceğim. Az kaldı. Bilendim. Beni kimse durduramaz. Yavaşlatanlarınsa sonunu hepiniz okudunuz.

Yola devam…

Yazan:  Spirit

Ek Bilgi: 30/Mayıs/2001
Gizli Bahçe, Akşam


Yazıt göndermek için tıklayın.