İlk Yayın:
13/Şubat/2001
Son Güncelleme:
2/2/2016 - 4:57:10 PM
Ana Sayfa
Anasayfa > Yazıtlar > Uçurtma



































Kel Misiniz?

Uçurtma
Yükseklik korkum var mıydı bilmiyorum. Daha önce hiç yükselmemiştim. Ya da, ayaklarım yere bastığı sürece, kendimi yüksekte hissetmemiştim belki. Şimdi yükseliyorum gerçekten. Biraz önce oturmakta olduğum bank, dönerek uzaklaşıyor benden ve diğer herşey de. Boşluktayım. Ama aslında boşluk değil bulunduğum yerin adı. Sonsuz gök yüzünün küçük bir parçası yalnızca. Ne bulutlara dokunabilecek kadar yüksekteyim, ne de kendimi yere ait hissedebilecek kadar aşağıda. Sadece benim için yaratılmış, küçük bir gökyüzü parçasında dolanıyorum. Yüzmek gibi. Zaten hiç ayıramadım sonsuz göğü derin denizlerden. İkisi de uçsuz bucaksız, ikisi de mavi. Belki bir fark var aralarında, önemsiz bir fark; burada serin sular, güzel kokulu rüzgara bırakıyor yerini. İnsanı sağa sola itip duran inatçı dalgalar yerine rüzgar oynuyor benimle. Havalanan saçlarım bir an sonra yüzüme dolanıyor. Telaşla sarılıyorlar bana, düşmemek için. Ayaklarım saçlarımdan daha telaşlı, hayatları boyunca bağımlı oldukları zemin çok çok gerilerde kaldı çünkü. Ne yapacaklarını bilemeden sallanıyorlar sadece. Yalnız hissediyorlar belli ki. Alışık değiller ne de olsa.

Şimdi yine yükseliyorum. Daha yukarı, biraz daha. O rahat bank uzaklarda küçük bir nokta artık yer yüzündeki hikayemi sonlandıran. Hızla ilerliyorum yeni bir hikayenin başlangıcına doğru.

Kollarımı açarsam; işte böyle, iki yana. Ve bırakırsam kendimi rüzgara, tamam oldu: artık bir uçurtmayım. Göğün engin denizlerinde yüzen, sırıtkan bir uçurtma. Korkmuş saçları, panik içindeki ayakları ve yaralı bir kalbi olan, küçük,sevimli bir uçurtma. Neyse ki yükseklik korkum yokmuş, hala güvende hissediyorum kendimi. Hem nasılsa yeryüzünden tamamen kopmuş da değilim. Beni yere bağlayan bir ip var, birilerinin elinde. Her kimse o, bir gün yükseklerden onu izlediğimi farkedip çekecek beni yanına. Ayaklarım kavuşurken diğer yarılarına, yeni bir hikaye başlayacak; onu ve beni anlatan.

Yazan:  maxine


Yazıt göndermek için tıklayın.