İlk Yayın:
13/Şubat/2001
Son Güncelleme:
2/2/2016 - 4:57:10 PM
Ana Sayfa
Anasayfa > Yazıtlar > Gözyaşı



































Kel Misiniz?

Gözyaşı
Nasıl başlamak yeniden her şeye!
Kızıl bir dumandan öğrendiğin ve daha önce hiç düşünmediğin o korku…
Korkun sana doğru geliyor…
Bir kar tanesi hafifliğinde iniyor; soğuk ve ıslak..
Yalanların rüzgar olup onu beklerken yanıltıyor; çıkış yok!!!
Kanıyorsun! İnanmak istemesen de içindeki o kocaman boşluğa…
Soğuk???
Pamuk iplikleriyle örüyorsun boşluktaki koruma duvarını
Ve bir köşeye sığınıyorsun…
Kafanı dizlerinin arasına sıkıştırıp sıkıyorsun gözlerini korkunun verdiği güçle…
Sentetik korkunun bir kar tanesi şeklinde iplikten duvarın etrafında dolaştığını görüyorsun, hissediyorsun…
Rüzgar yön veriyor; rüzgar sensin…
Rüzgar hissettiriyor sana O’nun yakıcı soğukluğunu..
Bir anda bir ses dalgası karışıyor araya.
Sarılıyorsun…
O boşlukta
Sarılıyorsun…
Hadi sarıl bana!
Sarılıyorsun…
Senin onda görmediğin, onun da sende görmediği bir gözyaşı süzülüyor…
Biliyorsun; hem senden hem ondan aktığını..
Kusmak adeta, sen de o da…
Güneşi kusuyorum adeta; gözlerimden süzülüyor.
Tenim o kadar soğuk ki; güneş, ay oluyor…
Gözyaşımı parmağımla alıyorum, sen de alıyorsun ve oynuyorsun onunla..
Yüzüme sürüyorsun kustuğum güneşten buz gözyaşını…
Ben de sürüyorum; erimeye başlıyor, su oluyor, buhar oluyor
Ve…
Birbirine karışıp bulut oluyor etrafımızda…
Gözyaşı dağ oluyor; kocaman bir dağ…
Düşüyor ateş şeklinde ve içi en yakıcı ateşten bile daha sıcak…
Buz kaplamış eteğinde insanları yaşatıyorsun
Ama patlamaya hazırsın…
Ne toprağa karışmak istiyorsun ne de buza çamur olmak…
Göremiyorsun kendi çekirdeğini…
Yanlış bir şeyler kurban ettik belki de…
Bomboş arazide iki koca dağ.
Buzların erimesi ve suların akışı..
Besliyor, yeşeriyor; bir umut gibi…
O dağ benim iste!
Diğeri?
O dağ ki tanrının gözyaşı…

Yazan:  GAIA


Yazıt göndermek için tıklayın.